Reyting sonuçları nasıl okunur? Share nedir? Reyting nedir? Reyting hangi programın ve televizyon kanalının ne kadar izlendiğini ortaya çıkaran sistemin isimidir. Peki Reyting (rating) ölçümü nasıl yapılır? Televizyonlar için reyting neden önemlidir? Reyting sonuçları nasıl belirlenir?

Televizyonlarda ki Reyting Sistemi Nedir ?  Nasıl Ölçülür? Share nedir ?

Reyting bir programın seyirci oranı olup halk ve televizyoncular için değil reklam verenler için ölçülür. Reyting ölçümünün toplumsal bir görevi yoktur. Fakatç hangi vakitte, hangi programı, kimlerin izlediğini tespit edip hedef kitleye erişmektir.
 
Televizyonların daha kuruluşlarında belirli bir görüş ve fakatçları, ona bağlı olarak da hedef izleyici kitleleri vardır ve pek değişmez. Bu açıdan bakıldığında reyting, televizyoncuların bir mevzusu değilmiş gibi görünüyorsa da nihayetinde televizyon kanalları da birer ticarethanedir.
 
Ayakta durabilmeleri için gelire ihtiyaçları vardır, bu gelirin ana kaynağı da reklamdır.
 

TV İzleme Oranları: Reyting

 
Reklam verenin de emeli mümkün olduğunca çok kişiye erişerek ürününün tanıtımını yapmak, satışını geniş kitlelere yayarak gelirini arttırmaktır. Başka bir deyişle reyting ölçümü tamamiyle reklam verenlerin kendi işlerini daha iyi yapabilmek için kullandıkları bir yöntemdir.
 
Reklamcılar olaya işin sosyal tarafım göz ardı ederek yalnızca ekonomik açıdan baktıkları, televizyoncuların da ayakta kalabilmek için onların ellerine baktıkları sürece ekranlarda sosyal ve kültürel içerikli programların artmasını beklemek hayaldir.
 

Reyting Ölçümü Nasıl Yapılıyor?

 
Reyting ölçümü özetle şöyle yapılıyor. Önce şehirlerdeki sosyal yapı incelenerek denek ailelerin seçimi yapılıyor. Belirlenen denek ailelerin televizyonlarına “peoplemeter” (izleyici ölçer) denilen aletler takılıyor. Her akşam bu aletlerle irtibat kurularak veriler merkeze aktarılıyor ve merkezde derlenip düzenlendikten sonra müşterilere eriştiriliyor.
 
Düzenli olarak televizyon izleyemeyen yurttaşlar hemen sistem dışı bırakılıyor. Alet takılı aileler sürekli sistemde kalamıyorlar, her sene yüzde 20’si değişiyor, başka bir deyişle bugün ölçüm yapılan ailelerden beş yıl sonra hiçbiri kalmıyor. Evin çocuğunun izdivaç edip haneden ayrılması gibi gelişmeler neticeninde sosyoekonomik yapısı değişen ailelerden alet geri alınıyor.
 

Seyirci Ölçer

Denek ailelerin hanelerine takılan “seyirci ölçer” üç ana bölümden oluşuyor:
 
1- Televizyon açıldığında hangi kanaldan hangisine geçildiğini tespit eden ve televizyonun içine kurulan kibrit kutusu büyüklüğünde “frekans belirleyici”.
 
2- Hanedeki her aile ferdine bir numaranın tahsis edildiği sekiz düğmeli bir “kumanda aleti”(Bu kişiler televizyon izlemeye başladıkları an kendilerine ait düğmeye basarlar).
 
3- Televizyonun hangi saatte açılıp kapandığını tespit eden bir “vakit ölçer.”
 
Merkezdeki bilgisayar saat 02:00 – 06:00 arasında, aileleri hiç rahatsız etmeden cihazlardan bilgileri alır, birleştirip düzenler.
 

Ülkeler ve Nüfusları

 
Sonunda kimin, hangi saatte, hangi kanalı izlediği saptamış olur, hemen peşinden bu bilgiler raporlar halinde müşterilere iletilir. “İzleyici ölçer”in hangi ailede olduğunu (başkalarının tesirinde kalmamaları için) şirketteki üst düzey yöneticiler dışında kimse bilmez.
 
Aile kendini deşifre ederse sistemden çıkartılır. Ailelere hiçbir zaman para verilmez, sadece fazla değeri olmayan hane ve mutfak eşyaları armağan edilir. Kişilerin tek kazancı “tek bir tuşla koca ülkenin televizyonlarını yönlendiriyorum” tatmini olabilir.
 

Reyting Ölçümünü Yapan Kuruluş: Nielsen Media Research

 
Reyting ölçümü hem zor, hem giderli, hem de teknolojik alt yapı isteyen, tarafsız ve güvenilir olmayı gerektiren bir iş. Bu yüzden kanallar reyting ölçümünü bir kuruluşa ortaklaşa yaptırıyorlar. Bir adli desteği olmamakla beraber tüm dünya ülkelerinde bu ölçümü “Nielsen Media Research” isimli bir kuruluş yapıyor.
 
“Peoplemeter” aletini yaratarak modem pazar araştırmalarını başlatan kişi Arthur C. Nielsen’dir. Nielsen 1923 seneninde “Nielsen Media Research” şirketini kurar ve “peoplemeter”in atası olan “audimeter” ismini verdiği bir alet geliştirir, 1942’de radyo, 1950’de de televizyon yayınlarının seyirci oranlarını ölçmeye başlar. Şirket giderek beynelmilel bir marka ve alanında tekel haline gelir. Günümüzde reyting denilince akla hemen ve sadece Nielsen geliyor.
 
Cihaz verilen evlerin sosyal sınıflandırmaları, gelir vaziyetinden önce meslek ve eğitim vaziyetlerine göre yapılıyor. Daha sonra hanedeki beyaz eşya, resim makinesi, bilgisayar gibi eşyalar sualliyor. Bütün bunlara verilen puanlar toplanıp ailenin hangi sosyo-ekonomik gruba girdiği saptayor. Gruplamada AB yüksek düzey, C1 orta, C2 orta alt seviye ve DE de en alt seviyedeki grubu dile getiriyor. Örneğin üniversite mezunu fakat işsiz olanlar AB grubuna, evinde yeterli eşyası olmayanlar DE grubuna giriyor.
 
Raporlarda geçen “reyting” (toplam izleme oranı) ifadesi rastgele bir vakit dilimine düşen vasati seyirci oranını, “share” (izlenme hissesi) ifadesi de bir kanalın veya programın rastgele bir vakit diliminde o sırada açık olan televizyonlardan izlenme oranını gösterir.
 
“Share”i 25 olan bir program o saatte açık olan 100 televizyonun 25’inde izlenmiş demektir.
 
Diğer bir söylemle “reyting” tüm gün programları izleyen evlerin toplama oranını, “share” ise o an açık olan televizyonlardan izleme oranım gösterir denilebilir.
 
“Share” biraz daha belirsiz bir ifadedir ama rekabeti daha iyi yansıtır.